Kayıtlar

Benim için evren

 Her evren bir kişi için oluştu. Şuan ben farkında olduğum için bu dünyada ve evrende ne olduysa ne kurallar dinler orklar diller ağaçlar rüzgarın dünyanın öbür ucunda nasıl estiği insanlar beni doğuran aslında hepsi ben similasyonu için var. Herkes için farklı bir evren kurulmuş ve farklı sınavlar adanmış. Çünkü dünyanın öbür ucundaki olay da günümü etkiliyor kelebek etkisiyle. Garip bi yerdeyim. Garip insanların arasında kendimi geliştirmeye çalışıyorum. İlaçlar beni hep uyutuyor. Doktora daha ailemi anlatmadım. En kısa sürede psikoloğa gitmem gerekiyor ama bana uygununu bulmaktan çekiniyorum. Param yok eve çıkacağım son senem ünideki. Corona belası umarım bana iyi bir gelecek sunacak yoksa hayat olduğundan da anlamsız kalacak. Bütün evren nasıl anlamsız kalsın ki ama benim için anlamsız işte garip çok sorumluluk hissettiriyor. Sorumluluktan hep kaçarım. Sorumluluktan ciddi şeylerden korkarım çok korkarım. Aslında istediğimi yapabileceğimi biliyorum, imkansız diye bir şeyin olmam...

Her şeyden biraz

 Küçükken çok daha anlayışlıydım ailemin kararlarına, benim isteklerimi susturmaya çalışıp onların istediklerinin olmasına izin verirdim. Şimdi büyüdüm ve hayatı kendim için yaşamanın, benim mutluluğumun kendim için daha önemli olması gerektiğini öğrendim, kendim için kararlar almak istedim. Ailemin kararlarını yaşayıp üzülmek yerine kendi aldığım kötü karara katlanırım daha iyi en azından suçlayacağım biri olmaz ve kendim karar verdiğim için daha özgür ve rahat hissederim. Aklımdan geçenler daha iyiyidi ama kelimelere dökünce olmadı gibi. Gitmek istiyorum Samsuna. Oraya alıştım güzel bi yer. Özgür olmak istiyorum. Bağımsız kendi paramı kazanan biri olmak istiyorum. Mutlu olmak istiyorum. Söylemek istediğim çok şey var. Ama her zamanki gibi kaçıyorum. Bir şeylerden kötü enerji mi doğacak kaçıyorum. Hep bunu yaptım elimde değil. Aslında korkuyorum her şeyden ama korkmuyormuş gibi davranıyorum. Önemli değil. Bir şeylere umutlanıp kendime pozitiflik yaymaya çalışırken, umutlanmam gere...

DENİZKIZI

     Bir varmış bir yokmuş kocaman bir okyanusta bir denizkızı yaşarmış. Bu denizkızı hiç laf dinlemezmiş. Annesi buna bakkala gidip sardilya kabuğu al diyormuş ama bu kız asla gitmiyormuş. Kızın çok büyük hayalleri varmış. Bir denizatıyla başka okyanuslardaki maceraların peşinden koşmak istiyormuş. Ama hayat ki işte onu çöp atmaya gitmeye zorluyormuş. Annesine bir gün uzak okyanuslarda ki amcasından ölüm haberi gelir ve istiridyesine kıyafetlerini doldurup kızını alıp bir denizatıyla yola koyulmuş. Kızını çok hayın çok zalım planlar yapıyormuş kafasında ama annesinin bir yerden haberi yokmuş. Cenazeye geldiklerinde küçük denizkızı annesine bir şeyler uydurup yanından ayrılmış.    Ne olduysa orada olmuş zaten. Bu küçük denizkızını o sıra Tinerci Pirana balıkları kaçırmış. Kız asla korkmuyormuş. Çünkü yıllardır bunun hayaliyle yanıp tutuşuyormuş. Yıllar sonra rutin yaşamından çok farklı eğlenceli aksiyonlu bir şey yaşıyormuş. Aklından keşke en sevdiği kank...

şakağına açtığım her delik hakkım

  Merhaba! Ben Padeki. 18 yaşındayım. Asla 18 yaşıma girince yaşın bana kazandırdığı haklar doğrultusunda bir şey hissetmedim. Tek hissettiğim şey sıradan bir yaş olması ve bunun bana bir yılın daha geçtiğini, artık bir yaş daha büyüdüğümü farketmem deki üzüntüydü. Asla büyümek isteyenlerden olmadım. Galiba en sevdiğim kelime ''asla'' kelimesi. Şimdi daha iyi anlıyorum hayatımda yolunda gitmeyen şeylerin çoğunlukta olmasının sebebini. NEYSEE....   Bugün bunları konuşmayacaktım bugün ne kadar mutsuz olduğumdan bahsedeceğim. Mutluluk diğer duygu kavramlarının tanımı yapılamadığı gibi bununda yapılamayacağını söylemeyeceğim belkide yapılır düşüneyim. . .Sesli düşünmeye karar verdim. Mutluluk aslında gülmek değildir. Çünkü şu sıralar etrafımda hiç gülünecek bir şey bulamadığım halde sırf ortama ayak uydurmak için zorla gülüyorum. Bu durumdan hiç hoşnut değilim ama insanlar yarılırken onlara mal mal bakmakta ergence olur gibi. Ergence kelimesi kalıplaştığı için böyle ku...

MAVİ TENLİ CİN

                              İlk blog yazıma en son gördüğüm enteresan sayılabilecek bir rüyamla başlamak istiyorum.                                                                                                                          Odamda arkadaşımla telefonla konuşurken içime sıkıntılar girmeye başlıyor. Birden telefon elimden düşüyor ve kilitleniyor. İçimdeki sıkıntılar hiç durmuyor ve o sırada odama küçük 3-4'e giden kuzenlerim geliyor ve onları dövmeye başlıyorum. Hala içimdeki sıkıntılar durmuyor oturma odasına annemlerin yanına gidiyorum. İkisi de normal televizyon izlerken görüyorum ancak yanların...